Bir çağın vicdanı, üç insanın hayatında yankılanır. I. Dünya Savaşı'nınardından yıkılan imparatorluklar, değerini yitiren idealler, yönsüz kalmış insanlar... Joseph Roth, Sağ ve Sol'da yalnızca iki kardeşin değil, aynı zamanda bir çağın ahlaki çöküşünü anlatır.Paul Bernheim, kaybolmuş bir dünyanın kültürlü, kibirli, kırılgan bir çocuğudur; savaşın ardından yükselmek için ruhunu satarken kardeşi Theodor, ulusun ve tekniğin sahte tanrılarına tapar. Ve onların arasında, Rusya'dan sürüklenip gelen Nikolai Brandeis, yeni çağın acımasız aklını temsil eder yükselir, güçlenir ama her adımında yalnızlaşır. Roth, bu üç kaderi kesiştirerek iki savaş arasındakidönemde Avrupa'nın büyük boşluğunu gözler önüne serer. Roth'un üslubu, klasik zarafetle modern kırılganlığın sade ve ironik bir bileşimidir.Onun cümlelerinde ahlak paranın değeriyle ölçülür, vicdan borsanın iniş çıkışlarıyla dalgalanır.Sağ ve Sol, yalnızca üç adamın hikâyesi değil, para, güç ve inanç arasında savrulan modern insanın iç hesaplaşması, ideallerini yitirmiş bir çağın ruh ölçümüdür.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.