"Küçük İsmail Efendi, tekrar görüşmek arzusu ile benden ayrıldı. Eczaneden çıkarken arkasından baktım... Beli nükte ve neşe meydanında bükülmüş, ömrünün en mühim kısmını insanların neşeye en çok muhtaç olduğu bir devirde, istibdat devrinde güldürmekle geçirmiş, bu yolda sayısız sanatkârlar yetiştirmiş, büyük sanat istidatlarını ortaya atmış olan bu değerli insan da artık göçmek üzere... Nitekim birkaç sene sonra toprak Hamdi gibi, Abdi gibi, Hasan gibi, ötekiler gibi onu da doymak bilmez sinesine çekti. Esasen hep oranın yolcusu değil miyiz ki... Fakat ne mutlu Küçük İsmail'e ki arkasında bıraktığı hoş sada bugünkü ve gelecek nesillerin kulaklarında daima aynı hoşluk ve neşe ile çınlayacaktır. Çünkü bugün oynanan orta oyunlar hep onun ve onların yadigârlarıdırlar."
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.