“sen tutsan ellerimi, dokunsan tenimesenden bana kalan sevda kalır sanabende büyüyüp sana uzanansenden akıp bende yatağını bulanöyle bi sevda kalır geriyedudağımızdaki tebessüm kalırnefesimizdeki huzurhafızamızdaki bütün aynalarda ışıyan gözlerimiz kalır”
Bir bilinmezin peşinde Haden Öz. Bilineni bir zerresinden tutup bilinmez bir yola çıkıyor. O yolda bilinen, çeşitli formlara bürünüyor. Bazen aşk ateşinde, bazen bir fotoğrafta, bir meşe palamudunda, bir çınar ağacında, bazen bir şarkıda karşımıza çıkıyor. Yolu uzun ve derin. İçine sırlar yükleyip acının sınırlarında şiirler söylüyor. Onun şiirinde bir kuşun yakarışını, rüzgârın sesini, ağacın fısıldayışını, çocuk çığlığını, insanın göğsünü parçalayan haykırışı gördüğümüz gibi, doğanın fısıldayışlarını da yakalarız. Felsefi bir tat ve kavganın dahil olduğu şiirlerden ince ince yağmur damlaları düşüyor okurun dünyasına.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.