"Nâzım Hikmet’in şiirlerindeki insan somuttur. Fabrikada, tarlada, savaşta, durakta, gemide, alanlarda, hapishanede, bir dükkanın girişinde, kavgada, grevde, parlamentoda, bir kahvehanede, bir tezgahın başında, hastanede… karşılaşılan insanlardır onun anlattıkları. Toplumları oluşturanların tümüdür. Böyle bakıldığında Nâzım Hikmet'in şiirlerinde ete kemiğe büründürdüğü karakterlerin her biri toplumsal öznelerdir. Onların birbirleriyle sürtüşmesi yani sınıfsal savaşımı ve Türkiye’nin politik, ekonomik, toplumsal tarihi şiirlerinde içkindir.Nâzım Hikmet’in bu tutumu; onun bireysel olanı elden kaçırmasına neden olmamış, aksine yaşam içerisindeki bireyi bütün yönleriyle ortaya koymuş; dahası, bireyi kendisiyle yüzleştirmiştir."
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.