Bir prenses, bir kule, upuzun saçlar ve kuleyi bekleyen korkunç bir ejderha... Tanıdık geldi, değil mi? Ama Elif Turan’ın kaleminde bu masal hiç beklemediğiniz bir yöne sapıyor. Çünkü buradaki ejderha vejetaryen, üstelik gözlüklü ve kitap kurdu; ateşini yakıp yıkmak için değil, cama üfleyip zarif heykeller yapmak için kullanıyor. Kuledeki prenses ise kurtarılmayı beklemekten yorulmuş; asıl özgürlüğe kendi kestiği saçları ve kendi açtığı kapıyla kavuşuyor.
Kulede Bir Tuhaflık Var, masalların bize öğrettiği kalıpları neşeyle tersine çeviriyor: Belki de asıl canavar, ateş püsküren ejderha değil, birini kuleye kapatıp korkutandır. Prensesin bir ejderhayla kurduğu dostluk, önce ikisini, sonra tüm krallığı değiştiriyor; prensesler nakışlarına çiçek yerine fikirlerini işleyip birbirlerini kendileri olmaya çağırdığında, sevginin bulaşıcı gücü sarayların soğuk duvarlarını bile aşıyor.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.