Ağaçları, çiçekleri, böcekleri ismiyle çağırırdı. Hangi otu nerede bulacağını, hangisinin yeneceğini, hangisinin yenmeyeceğini iyi bilirdi. Bulutların şekline bakıp haber verirdi yağmurun yağacağını. Kimse öğretmeden bilirdi bütün bunları. Allah vergisi bilirdi. Tabiatın kurallarını, yasaklarını, işaretlerini, tuzaklarını, sesini, sessizliğini ana rahminde fısıldamışlardı sanki ona, hepsini tek tek anlatmışlardı. Köyde olsa çoktan bulup çıkarmıştı topraktan danaburnunu ya. Bir değil on tane, yirmi tane çıkarmıştı, danaburnu çiftliği kuracak kadar çıkarmıştı. Ama şehirde kolay mı? Kolaysa gel çıkar! Marifet yoklukta konuşturmak avcılığı.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.