Köprüsüz derelerden, çiçeksiz tepelerden geçtim. Köyümüz uzaktan göründü. Her şey yerli yerindeydi. Evimizin bir tek eksiği vardı. O da bendim. Evin önüne varır varmaz kapıyı tıklattım. Annem karşıladı beni: - Elin boş geldiysen, geri dön! - Elim boş değil, dedim. İçeri girdim. Kutuyu kilimin üstüne bıraktım. - Açıl sofram açıl, der demez kutu açılıverdi. Bu gördüklerimi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Açılan sofrada hiçbir şey eksik değildi. Cennet sofrası dedikleri bu sofra olsa gerek!
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.