İki ay önce ismini söylemeyen bir kadın aramış ve “Birkaç önemli cinayetin arkasında biz varız.” demişti. Hemen ardından bir saniye içinde sessizce telefonu kapatmıştı. Kadının kapatırken ciğerlerinden çıkan nefesi, Tuğrul’un sırtına saplanmış bir bıçak gibiydi. Ölüm ve umutsuzluk kusuyordu. Büyük olasılıkla İstanbul’da ankesörlü bir telefondan arayıp söylemişti. Kulübesi olanlardan. On ay boyunca program, Tuğrul’un bazı anılarını anlattığı söyleşi biçiminde sürüp gitmişti.Tuğrul’un kafasında aynı soru bir şarkının nakaratı gibi tekrarladı durdu. “Birkaç önemli cinayetin arkasında biz varız.” Aynı kadın sesi kendisine gizli bilgilerin olduğu bir dosyanın fotokopisini de hususi kargoyla göndereceğini belirtiyordu. Bunlar iki ay önceki programın akışını yüz seksen derece değiştirmiş, söyleşiye muazzam bir adrenalin salgılamıştı. Radyonun telefonları kilitlenmiş ve gelen mesajları geçiştirme işi Tuğrul’a kalmıştı. Tuğrul’un olan bitene inanması zaman almışa benziyordu.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.