“İnsan, unuttuğu her hakikati bir gün mutlaka taşa sormak zorundadır.”Bu eser; varlığın o en kadim çelişkisini, suskunluğu bir lisan hâline getiriyor. Pisagor’unmatematiksel evreninden, İskender’in Hindistan önlerindeki bitkin zaferine, eski Mısır’ıngizemli tarihinden, Galileo’nun göğe çevirdiği isyankâr bakışına, İnka’nın ritüellerinden, İpekYolu’nun tozuna karışan, o isimsiz bilgeliğe uzanan, geçmişte bir kazı çalışmasıdır.İnka’nın Suskun Kızı, zamanın rüzgârıyla savrulan insan ruhunu, tarihin ve bilimin sütunlarınayeniden yaslıyor. Her dize; bilginin kibrini tabiatın vakur duruşuyla, hırsın gürültüsünü iseyalnızlığın asil duruşuyla tartıyor.Bu sayfalar arasında yürüyeceğiniz yol, yalnızca coğrafyalar arasından değil, insanın kendi içuçurumlarından ve tarihin unutulmuş dehlizlerinden geçer.“Çünkü mermer, dilsizdir ama her şeyi hatırlar; su, akıp gider ama yolu asla unutmaz. Şimdikonuşma sırası, çağlar boyu susanların...”
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.