Siyahlara bürünmüş silüetlerin attığı kahkahalar ve naralar böldü geceyi, ardından ilk bomba yırttı karanlığı. “Yüce Ezda,” diye bağırarak sıçradı kadın ve yatağından fırlayıp koştu. Gürültüden uyanmış, iri iri gözlerle ne olduğunu anlamaya çalışıyordu çocukları. Onları bir çırpıda alıp dışarıya koştu. “Yüce Ezda, yüce Melek Tavus, nedir bu başımıza gelenler?” diye inledi ve Hızla Şengal dağlarına koştu.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.