ey yanardağın ağzı, nereye sığdırayım bunca acıyı ey bu çağ sürgit keder, bu çağ yangın yeri, çağ rezil rüsva birden patlayacak sabrın en uzun soluklu azap kervanı çığlıklar bırakmıyor bu kenti, hep ıslak duruyor ninniler beşik gibi sallanırken altımızdaki toprak her şey uykuda uykuda bebekler tatlı düşler görüyor, analar hep tetikte azrail bile şaşırıyor insanın kendi yarattığı onca cehalete
daha sevimlidir şubatın güleç yüzü, ailenin küçüğüdür oysa kimseler bilmiyor içinde büyüttüğü sonsuz öfkeyi bu nasıl kindir böyle, dört nala giden uğultu neyin nesi kulaklarımda giderek yükselen sesler, derin inlemeler çatırdayan yeryüzü, balkıyan gökyüzü, durup dururken birden karanlık, daha karanlık, çok karanlık, korkuyorum annemi arıyorum çaresizce, ruhum çırılçıplak, üşüyorum.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.