''Biz, 'aydınlığa ulaşmak' ve 'kendimizi bulabilmek' için kelimelerin ardından koştuk.
n
Uykusuz gecelerin içinde sürüklenip durduk.
n
Bir 'iz bırakıcı' sözün peşine düştük.
n
O söz, hayatımıza parlak bir ışık gibi yansısın; hayatımızı aydınlatsın diye!
n
Aydınlıktan sadece kendimiz pay almak istemedik,
n
Karanlık köşelerde ışığı bekleyen o insana, sahip olduğumuz aydınlıkları ulaştırmak istedik.
n
Herkes uyurken biz 'temiz bir yürekle' hamallık yaptık; aydınlıkları taşıdık...
n
Yeter ki 'o insan' karanlıkta kalmasın diye...
n
n
Şimdi geldiğimiz bu noktada herkes bizi 'kitap yazdı' sanıyor!
n
Biz, kelimelerin peşinden koştuk,
n
Sahip olduğumuz aydınlığı, diğerine de hediye etmek istedik,
n
Elimizdeki fenerin cılız ışığıyla, meydan okuduk sonsuz karanlığa!
n
Yüreğimizde her geçen saniye harlanıp duran ateşle aradık, kelimelerin ardındaki manaları...
n
Biz, sadece uykusuz gözlerle kelimelerin ardından koştuk...
n
Onlar ise kitap yazıyoruz sandılar...''
n
n
Muhammed Dönmez
n
n
(Tanıtım Bülteninden)
n