“İnsan uyanmaz, nefis sarsılmadıkçaNihavent makamından haykırmadıkçaSanat ne işe yarar halka dokunmadıkçaAdsız kahramanlar fark edilmedikçeNarın kabuğu soyulmaz saçılmaz yereUyandık da ne oldu geldik bir mahpusaYasladık başımızı şeytan yuvasınaAsildi kanımız savaşırdık daNasihat neye yarar nefis sarsılmadıkça…”“Kış geliyor sevgilim. Ama herkese …Gerçek aşkın yoksunluğu koca bir delik açmış insanoğlunun kalbinde.” İşte böyle başlamıştım satırlara. İnsanın aşk sancısıyla kahroluşlarını yazmak isterken aştan da öte bir şey kendini göstermeye başladı içimde. Bu, saf yüce ruh idi ve susturdu ilkel beynimin seslerini. Aşk ile başlayıp kendini arayışla devam eden bir yolculuğa çıkardı beni. Çünkü aşkın yarattığı yoksunluk haliyle sarsılmıştı nefsim. Sonunda anladım ki sarsıldıkça kendine geliyor insan. Acıyla yıkandıkça uyanıyor. Ve o zaman fark ediyor kendinde başlayan ve kendinde son bulan bir yolculukmuş hayat.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.