Yazmanın hayatımı anlatmak gibi lüzumsuz bir iş olmadığını ve ömür dediğimiz sürenin çok kısa olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden yaşadığım amlar benimle toprağa girip yok olmasın, sonsuza kadar yaşasın istiyordum."Hatıratı önemli kılan sadece kişinin önemli olması değildir. Önemsiz bir insanın bile kıymete haiz insanları, zaman ve mekânları, okuyanların görüş ve ufuklarını zenginleştirecektir."Fatih Hatıratı kitabının değerli yazarı Mehmet Fatih Çitlak'ın yukarıdaki ön sözünde ifade ettiği düşünceleri beni oldukça umutlandırdı. Bunun üzerine zaman zaman karalamış olduğum, çocukluğumdan bugüne başımdan geçenleri ve yaşadığım yerlerdeki olayları derlemeye başladım.Zira dedelerim ve babam mazilerini ciddi olarak anlatmadıklarıgibi, benim de onlara soracak samimi bir ortamım olmaması, içimde ukde olarak kalmıştı. Bu vesile ile gelecek nesillere ANILARDAN DAMLALAR başlığıyla bir mektup bırakmak istedim.Bir deli bile hatıralarını yazarken biz akıllı geçinen insanların iki satır yazamadan bu dünyadan göçmesi ne manidardır...Sevgi ve saygılarımlaAdnan YOLALAN
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.