Bozduğum moralini düzeltince yanından ayrıldım. Ağır ağır dolaştım dükkânın içinde. Her tarafı pırıl pırıl tertemiz bir dükkândı. İçinde bir de koku vardı. İnsanı içine çeken bir koku. Raflardan kitaplar aldım. Birinin sayfalarını çevirdim. Çevirirken bir paragraf takıldı gözüme. Okumaya başladım. Tıpkı Tayfun’un hatıra defterinde yazılanları okuduğum gibi. ”Sana mutluluğun ne olduğunu sorabilir miyim? Bana bunun cevabını verebilir misin? Ben mutluluğu bazen uzakta bazen yakında aradım. Ama bir türlü bulamadım. Sonunda anladım ki benim için mutluluk sadece sensin.” Yazılanları daha fazla okumak istemedim. Kitabı kapattım. Yerine koyacaktım. Pişman oldum. Bu ki…
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.