Masaya baktım masaya garson bir şişe rom koymuştu. Ben masaya kocaman bir yalnızlık koydum. Şişedeki rom azaldıkça ben masaya çaresizliğimi koydum hayallerimi ümitlerimi sevgimi koydum. Ben bu masaya bırakıp gidememeyi bırakıp gidenlerin arkasından bakmaya cesaret edemeyişimi koydum. Korkularımı koyup tam kalkacakken garson hesabı getirdi. Masaya hesabı koyduktan sonra midemde uçuşan kelebekleri ve başımı döndüren yalnızlığımı da yanıma alıp çıktım.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.