Sahip olduklarını bir milyon dolara satar mıydın?
Hayatın sunduğu en büyük zenginlik sahip olduklarımız değil onları nasıl gördüğümüzdür.
İnsanlarla aramızdaki mesafeyi belirleyen nedir? Peki, bir insanı bize yaklaştıran şey? Neden bazıları girdikleri her ortamda sempati ve güven uyandırırken bazıları iyi niyetlerine rağmen yalnız kalır? Ve daha önemlisi: Bunca endişe, yorgunluk ve hoşnutsuzluk arasında insan hayattan nasıl zevk alabilir?
Dale Carnegie, Bir Tutkudur Yaşamak’ta bu soruların peşine düşüyor.
İnsanları etkilemenin, onları zorlamak ya da boyun eğdirmek olmadığını; asıl gücün muhatabımızı anlamaktan, onun önemini fark etmekten ve onda içten bir arzu uyandırmaktan geçtiğini gösteriyor: Dostluğun temelinde gerçek ilginin, takdirin ve özgeciliğin bulunduğunu; tartışmaların çoğu zaman haklı çıkmak uğruna çok daha fazlasını kaybettirdiğini hatırlatıyor. Çünkü insan, kendisini gerçekten gören ve önemseyen kişiye yaklaşır.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.