Cüzi şekilde bilinmek isteriz. Susmayı beceremeyişimiz de bundandır belki. Maharetlerimizi hareketle, sesle, resimle vs. göstermek isteyişimiz bundandır. İçimizde bir hazine olduğuna inanırız ve cimrilik, bencillik yapmaktan kaçındığımız bir dem başlar. Olması gereken de budur: İfrat-tefrit dengesine dikkat etmek ve içimizdeki mevcudu israf etmeden paylaşmak. Sadaka-i cariye.Bendeki bilinme arzusu da yazarak aşikâr oluyor. Kendimi bildim bileli değil, kendimi bilmeden evvelki vakitten beri yazıyorum, çok şükür, henüz ilkokulun ilk sınıflarından beri.Yazma gayem, yaşım büyüdükçe değişti. Bana lütfedilen, ikram edilen, emanet edilen, hediye edilen bu vasfı hangi uğurda kullanacağımı haddizatımda öğrendim. Masnuatın içinde, Sânî olana yaklaşmaktır sanat. Bu kubbede bir hoş sadâ bırakabilirsem ne mutlu bana. Başın başka yere dönmesi gerekGöz yalnız önüne bakmamalıSiyah güller de var koklanmayı bekleyenFarklı sokaklardan eve varmalı
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.