Babamın gönül hanesinde sıkı sıkıya sakladığı sandığının dibinde eski, yıpranmış bir defter buldum. Kapağı neredeyse parçalanmış, kenarları nemden kabarmış. Satır aralarına sıkışmış yazılar, sanki yıllardır konuşmayı bekliyormuş gibi üzerime fırladı. Okudukça içimde bir uğultu büyüdü. Sanki o defterde yazan her cümle, benim boğazıma düğümlenmiş bir sorunun cevabıydı. Ama asıl soru hâlâ cevapsızdı: “Doğduğum yeri seçemediğim halde neden cehennemde yanacağım?” Babam, kendi el yazısıyla bu soruyu gönül defterine yazmamış adeta kazımıştı. Defter, satır satır bu isyanla doluydu. Belli ki o da yaşamı boyunca bunu sorgulamış, bununla kavga etmişti. Ve ben, yıllar sonra onun sesini kendi iç sesim gibi duydum.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.