Edebiyat yalnızca sözcüklerden mi ibarettir? Yoksa sessizlikle ölümün gölgesinde doğan, bizi varoluşun en derin noktalarına taşıyan bir deneyim midir?
20. yüzyılın düşünce dünyasına damgasını vuran Maurice Blanchot, Yazınsal Uzam'da edebiyatı yalnızca bir estetik uğraş değil, felsefi ve varoluşsal bir deneyim olarak konumlandırır.
Blanchot'nun yoğun şiirsellikle örülü analitik yaklaşımı, modern edebiyatı felsefenin en uç sorularıyla buluşturur ve edebiyat teorisinin ufkunu genişletir. Bu çalışma, modern düşünceye ait "yazı", "ölüm", "dışarısı" ve "esin" kavramlarını Mallarmé, Kafka, Rilke ve Hölderlin'in eserleri üzerinden yeniden değerlendiren özgün referanslarla, eleştiri tarihinde yaratıcılığa dair en titiz ve zengin düşünme çabalarından biridir.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.