Karanlıktı. Öyle karanlıktı ki hiçbir şey göremiyor, sadece soğuğu ve Tanrı’yı hissediyordum. Sanki hiç durmadan, içimdeki karanlık tünelde yürüyordum. Ayaklarımın altındaki ıslak asfaltın üzerinde ne aradığımı, nereye gittiğimi bilmeden ilerliyordum. Siyah uzun saçlarım kirpiklerime değiyor, sümüklerim burnumdan ağzıma inecek bir yol arıyordu. Bir yol olmalıydı... Bizi çıkışa götürecek bir yol… Ait olabileceğimiz bir yere... Altı yaşındaydım. Pek çok şey hatırlamayacak, pek çok şeyi de hatırlayacak bir yaştı.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.