Şam, 7. yüzyılın o acımasız günlerinde bir cehennem gibi yanarken, genç bir köle olan Arad'ın tek bir hayali vardı: Kaybettiği sevdiklerini bulmak. Ancak iktidar savaşları, isyanlar ve ihanetlerle dolu bu topraklarda, umutlar birer birer küle dönüyordu. "Papaz eline usturayı alıp Azrail gibi karşıma dikildiğinde korkudan gözlerimi kapadım. Ölmek, hemen şimdi ölmek istedim..."Bu roman, seni tarihin karanlık dehlizlerine çekecek. Her sayfada, unutulmuş bir gerçeğin çıplaklığıyla yüzleşecek, insan ruhunun en derin acılarına ve en büyük umutlarına tanıklık edeceksin. Rüzgâr Ateş Gibi Yakıyordu, sadece bir roman değil, okuduktan sonra uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız sarsıcı bir çığlık.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.