Beslenme evriminin bileşenlerini insanlık tarihiyle ilişkilendirmek, geçmişe yeni bir perspektif kazandırır. Bu bakış açısıyla yemek, basit bir gıda maddesi olmaktan çıkıp sağlığın temel belirleyicisine, hatta sosyal ve ideolojik bir sembole dönüşür.
Mutfak kültürünün ve yemek teorisinin köklerine inmek için, 12. yüzyılda “Avrupa’daki tüm tıp fakültelerinin anası” kabul edilen Salerno Tıp Fakültesi’ne kadar uzanan tarihsel bir yolculuğa çıkıyoruz. Yakın Doğu baharat ticaretinin Avrupa’ya taşıdığı yeni tatlar ve teknikler; sanatsallığa ve karmaşık aromalara önem veren eski Roma gelenekleriyle bu dönemde harmanlanır. Et ile balığın, sirke ve narenciye sularıyla tatlandırıldığı, az yağlı tariflerin ön planda olduğu Orta Çağ, Avrupa’nın en eski yemek kitaplarında yeniden hayat bulur.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.