Zemin, kaygan yerlerini sildikçe ayna gibi parlıyordu. Güneş¸ battıkça eşyalar hüzünle ışıldamaya başlamıştı. Yorulmuştum masanın başına geçtim tüm alanı gözlerimle teftiş¸ ettim. Her yer pırıl pırıldı.
Abajurların parlak ışığı evin sessizliğini daha çok gün yüzüne çıkarır gibiydi. Bir süre sandalyede hiç kıpırdamadan oturdum. Kaygan zeminde oğlum Hasan’ı koşarken hayal ettim. Ayak sesleri mutfağa yönelmişti Adeta uçuyor gibiydi
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.