İnsanların, hele de temsil niteliği olan görevlerde bulunanların bilgilerini, düşüncelerini ve deneyimlerini mezara götürmeleri iyi bir davranış değildir. Onların edindiği deneyimler, gerçekte toplumun malıdır, mirasıdır. Genç kuşaklara devredilmesi gerekir. Yazılı hale getirilmesi halinde gelecek kuşaklar da bu deneyimlerden yararlanabilirler.Niteliği ve edebi değeri ne olursa olsun, her anı kitabının bir tarihsel değeri bulunduğu bilinmelidir. Her insanın yaşamı ve gözlemleri kendisine özgü ayrı bir değerlendirme içerir. Anıların, anlatanın niteliğine bağlı olarak, “kişisel değerlendirmeler ve öznel yargılar” içermesi doğaldır. Bu durum anıların tarihsel değerini yitirtmez. Tarihi, güncelin değer yargılarıyla sorgulama yanlışlığı, geçmişi anlaşılmaz kılar. Yaşanmışlıklardan ders çıkarmayı da önler. Okuyucuyu, “Kitabı bu bilinçle okuması hususunda uyarmak,” kendisine saygısızlık olarak görülmemelidir.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.