İnsan, geçmişi boş verip sadece anı yaşayabilir mi? Yoksageçmiş, her zaman bugünün sessiz ve güçlü bir kurucusu mudur?Nihat Üstün, Divan Sinemasındaki Koro adlı eserinde okuruTürkiye'nin siyasal ve toplumsal çalkantılarla dolu yakın tarihindederinlikli bir yolculuğa çıkarıyor. 1940'ların Malatya’sından1970’lerin kutuplaşmış, kanlı sokaklarına; Alaçatı’nın çok kültürlüve hareketli dokusundan Berlin’e ve günümüz Çeşme'sine uzananbu çok katmanlı roman, bir kuşağın umutlarını, hayal kırıklıklarınıve içsel hesaplaşmalarını ustalıkla işliyor.Bir yanda devrimci ideallerinin peşinden koşarken insan doğasınınkarmaşıklığıyla yüzleşen Kerem ve Paris'ten taşıdığı geçmişinyükünü zihninde çözümlemeye çalışan Selma... Diğer yandababası Hakkı’nın yarım kalmış hayalleri, lise sıralarında kurulanancak zamanla dağılan dostluklar, kaderle şakalaşmalar ve"niyette olmayan sonuçlar"...Bir zamanlar neşeli gecelerin, beyaz perdede kurulan dünyalarınmekânı olan, şimdi ise perdesi yıkılmış metruk bir harabeyedönüşen Divan Sineması'nın kalıntıları arasında gezinen hafıza;koca bir neslin yitik cennetini gözler önüne seriyor. Yazar, bireyiniç dünyası ile toplumsal gerçeklik arasındaki o bitimsiz çatışmayı,aşkı, ihaneti ve inançların insani zaaflar karşısındaki kırılganlığınısarsıcı bir dille sorguluyor.Divan Sinemasındaki Koro, "olması gereken" ile "olmakta olan"arasına sıkışmış insan ruhunun unutulmaz bir panoramasınısunuyor. Kendi doğrularımızla, inançlarımızla ve içimizdetaşıdığımız o gizli mezarlıkla felsefi bir yüzleşmeye davetlisiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.