"Bak şu binalara; bunlar sloganla yükselmiyor. Bunlar hırsla ve parayla yükseliyor. Sen o kantinde takılıp kaldın, bense sokağa çıktım. Hepsi bu." Baran, Vedat'ın yüzüne doğru eğildi. Sıcak ve düzensiz nefesi Vedat'ın burnuna kadar geldi: "Sen sokağa çıkmadın Vedat. Sen sadece kendine daha konforlu bir zindan buldun. Vicdanını susturmak için rakamlara sığınıyorsun. Ama unutma; o zindan bir gün çökerse, emeğini çaldığın garibanların ahı seni bu betonun altına gömer." Bu roman, yalnızca toplumsal bir hakikatin değil; dünyayı değiştirmek için yola çıkan Mülkiyeli Vedat'ın, o dünyanın acımasız çarkları arasında nasıl ufalanıp gittiğinin hikâyesidir. En büyük yıkım şehirlerde değil, insanın kendi içindeki derin boşlukta başlar.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.