Thatcher Alexander Pierson.Kurnazdı, bıçak gibi keskindi ve yakışıklıydı...Bir seri katilin tohumundan büyümüş bir adamdı.Adeta miras, para ve Dolce&Gabbana'nın birleşimi gibiydi.Benim en güçlü saplantımdı. En tatlı, en koyu bağımlılığımdı. Ve ben onun hayaletiydim.Hayatım boyunca ona dadanmıştım ve artıkbeni olduğum halimle görüyordu.Bir katil olarak.Ponderosa Springs'in ağaçları arasında dolaşan taklitçi bir katilin varlığıyla sadakatimiz test edilmişti. İntikamımızın karşılıksız kalacağına inanmaları budalalıktı.Yaptığımız bunca şeyden sonra kasabanın misilleme yapmayacağını düşünmek de öyleydi. Hayatlarımız tehlikedeyken Thatcher ile bir arada yaşamaktanbaşka bir seçeneğimiz yoktu.Yıkık dökük kulübelerin ve perili kütüphane kulelerinin karanlığında sırlarım açığa çıkmış, Thatcher'ın arzuları da su yüzeyine yükselmişti.Fakat asıl soru şuydu:Saplantı olmadan aşk neydi?
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.