Sarayda, bir sürü çıkarları kendilerine yontan, çeşitli koşulları kabullenen, açgözlü insanlar görürsünüz: yönetmek, yetki, çıkar gibi şeyler çok işlerine gelir. Kendilerini öylesine ayarlarlar, öylesine elverişli bir durum yaratırlar ki, lütuflar, bağışlar hep onlarındır. Suda ve karada yaşayan yaratıklar gibidir onlar; araya yargıçlığı sıkıştırıp, kilise ve kılıçla hayatlarını kazanırlar. “Bu kişiler sarayda ne iş görürler?”diye sorarsanız : “Verileni alırlar, yine de gözleri bağış alanlardadır,” derim.Sarayda, birisi hakkında iyi sözler söylemenin iki nedeni vardır: birincisi, onun kendisi için iyi şeyler söylediğimizi öğrenmesi; ikincisi, ise onun da hakkımızda iyi şeyler söylemesini sağlamak.Sarayda bir işe ilk önce girişmek ne kadar tehlikeliyse girişmemekte o derecede zordur.Sarayda, kişiyi başarılı kılan şey, onun doğuştan küstah oluşudur.Sarayda en iyi niyetli büyüklerin, bakanların bile, çevresi düzenci kişilerle doludur. Onları yönetmek, ince bir iştir; çalıştırmasını bilmek gerekir; bazı fırsatlarda onların yerlerini kimse tutamaz. Onur, erdem, vicdan gibi nitelikler, saygı değer şeylerdir ama çoğu zaman yararsızdır: Bazı durumlarda dürüst kişi olmak ne işe yarar ki?
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.