Özgürlük; proleter sınıfı insanlar için bir yerden sonra tutsaklık olarak zuhur edebiliyordu. Belki de Fikret, tam da bu eşikteydi. Alıştırıldığı o; proleter hayat tarzını kabul etmişti. Ama şimdi hayatı sorgulamak için geç kalmıştı. İnsanın varoluşsal hakkı olan ruhsal özgürlüğünü altmış dokuz yaşında hissedebilmişti. Ve şuan iliklerine kadar hissettiği bu varoluşsal özgürlük; onu tiksindirmekten başka bir işe yaramıyordu…
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.