Sefillik, hastalık ve süregelen savaşla kırılan halkının feryatlarına sağır, vaziyetlerine kör hale gelen; bu yoksulluğun ortasına ihtişamlı heykelini dikme arzusuna kendini kaptıran genç bir kral, ülkenin vahim vaziyetine daha fazla kayıtsız kalamayan bir cadı tarafından lanetlenerek en elzem şeyini: kral vasfını kaybeder. Kendisini tanıyan herkesin gözünde bir yabancıdan farksız hale gelmesiyle başına gelen en kötü şeyi yaşayan kral; daha kötülerini ise kendi yarattığı cehennemde, keder ülkesinin acımasız sokaklarında yaşayacaktır. “Bu balta yalnızca cansız yatmakla olan bu zavallı insana değil, sessizliklerine sığınan tüm insanlığa inmişti.”
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.