“Nevin bu kararı aldıktan sonra artık bu meseleyi düşünmedi. Şimdi kendisini sahiden hür hissediyordu. Gazeteyle vazifesini bitirmişti. Özdemir’le ilgisini kesmişti. Bu akşam büsbütün kesecekti. Ankara’yı, stepin ortasındaki bir Avrupa küçük şehrine benzeyen bu güzel şehri bırakacaktı. Birdenbire Ankara ona pek sevimli, pek cici geldi. Sanki onu cebine almış gibiydi. O Avrupa’da da böyle küçük şehirlere delicesine bağlanırdı. Halbuki Paris’ten korkardı. Babası da öyleydi. Konsolosluk ettiği büyük şehirden kaçıverir, kalkar, İsviçre’nin bir köyüne, bir oteline gider kapanırdı.”
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.