Yarın gelmese iyi olurdu ama oradaydı işte. Bekliyordu, tüm gizleriyle, sırlarıyla, sürprizleriyle oradaydı, gelecekti, zaman durdurulmaz, denetlenemez hızıyla, insanın sabrıyla, sabırsızlığıyla alay ediyor, her köşeye bir ilmik atıyor, sonra o ilmikler iç içe geçiyor, mutluluklar, belalar hemen hemen aynı hızla insanın üstüne çullanıyordu. Sümbüllerin kokusunu içime çektim. Bir yudum daha içtim kırmızı şarabımdan. Yok, duramayacağım ben burada, içimi kemiren o korkuyla karışık tedirginlik bırakmayacak yakamı. O tuhaf gürültü, kafamın içinde küçük bir çekicin darbelerine benzeyen o gürültü durmuyor.Yok, kafamın içinde değil, dışarıdan geliyor bu ses.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.