Cemil Kavukçu’yu okurun kalbine taşıyan damarlar nereden besleniyor ve nasıl şekilleniyor? Gemicinin Düğümü, bu soruların izinde, yazarın modern öyküde koruduğu sözlü hikâye anlatıcılığının duyguları harekete geçirme gücünü inceliyor. Kavukçu edebiyatının yarattığı samimiyet etkisi üzerine düşündürürken hikâye anlatıcılığıyla zanaat, zanaatla yaratıcılık arasında örülen ağlara dikkat kesilmeye davet ediyor. Kitap, Kavukçu’nun metinlerini besleyen bulanık sulara girmekten çekinmiyor; fantastik unsurlara, tekinsiz karşılaşmalara ve rüya anlatılarına geniş bir pencereden bakmayı deniyor. Lacan’ın insan zihninin karmaşıklığını betimlerken kullandığı “gemici düğümü” imgesinden ilhamla yazarın yaratma sürecine eğiliyor ve muhataplarının bilinçdışında yankılanan hikâyeleri düğümleri ve çözümleriyle tartışmaya açıyor. Gemicinin Düğümü, eleştirel bir monograf olmanın ötesinde, “insanlara seslenen insanlar”ın edebiyatına dair kavramsal ve spekülatif bir düşünüş.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.