Bir avuç kadar kalan kumsal kenarında ağaçların gölgesinde bankta oturarak yaşamın darbelerini, güzelliklerini, hayallerimin son durumumu, umut-larımı, umutsuzluklarımı, sevgiyle yaşanmışlıklarımı masaya yatırıp değerlendirmeyi düşünürken leylek bacaklı iskele karşısında kendimle ilgili sayfayı kapatmak zorunda kaldım. Zaten sayfa açık olsa değişen ne olacak ki? Yaşam kendine göre belirlediği yönde ilerliyor. Nereden nereye… Huzur yoksa gökyüzünde kara bulutlar eksik değilse gözlerde bahar olmadıktan sonra hangi mevsimde olduğunun bir anlamı var mı? Dediğim gibi leylek bacaklı iskeleyi görünce kendimden çok Ordu’nun tarihi iskelelerinin geçmişini düşünmeye başladım
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.