Cesur olanlar, gökte uçan kartallara yerde akan şelalelere benzerdi. Tereddütsüz, tasasız kendilerini aşağıdaki pınara bırakırlardı. Cesurların zamanı korkusuzluktu. Tıp-kı atların hiçbir tehdidi ve tehlikeyi önemsemeden uçurumların üstünden atlayarak hayaller diyarına düş taşıması gibi. Bütün mucizeler, mucibeler, cesurların heybesinden fırlayan düşlerden ibaretti. Bu düş; bazen bir ülkeydi, bazen bir aşktı, bazen de zaferdi. Ülke, aşk ve zafer o cesur kahramanın hikâyesinin yazıldığı patikanın adıydı.Cesurların, tarih defterinde saklı bir sayfaları, masalların koynunda gizli yolları vardı. Vakitleri gelince tarihin ve masalların çift kanatlı büyülü kapıları açılır ve onlar sisler içinde çıkıp gelirlerdi.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.