"Rüyalarımızda yaşadığımız anılar da bizim değil midir?"Temür Efendi bir kez daha uykuya daldı.Rüyasında bu kez altın dolusu sandık değil, bir yüz gördü. Tanımadığı ama tanıdık gelen bir yüz. Belki geçmişten, belki henüz yaşanmamış gelecekten.Ve gözleri... bir göl kadar derin.Uyanır uyanmaz keşif defterini açtı, notlarını aldı.Bahadır her zamanki gibi neşeyle ve iştahla peşine takıldı.Yanlarına katılan ressam Danyal da tuhaf hikâyeleri ve gizemli çizimleriyle kafaları karıştırmaya devam etti.Bu kez yolları eski bir han odasından, hayaletlerin kol gezdiği mezarlıklara; derviş hanelerinden, sünnet merasimlerine kadar uzanıyor.Gerçekle hayalin, kalple aklın iç içe geçtiği yeni bir macera başlıyor.Çünkü yol daha bitmedi.
(Tanıtım Bülteninden)
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.